Biz İşimize Bakalım

Fatih Dadaşoğlu

28-04-2024 03:11

Dünya dönmeye devam ediyor. Kadim dostum Muhsin Kardeşim ne zaman ‘’alo’’ dese bir hakikatle kucaklaşırım.

Camiamızın müspet enerji bakanlarındandır, gözlerinde meymenet okumaya görsün adamın, kolundan tuttuğu gibi camianın önüne fırlatır onu.

‘’İşte’’ ‘’Bir güzel Adam’’ der oysa ki..! Siz her şeyin bittiğini zannedersiniz’’

  Gazetelerin birinci sayfalarındaki dünyaya metelik vermez Muhsin, sevdiği İnsanların kaybolmasına asla tahammül edemez.

Hemen ‘’Alo’’ der ‘’ben Muhsin’’ sonra dökülür hakikatli dünyadan sıcak haberler..! 

Mesela kayıtlara geçmeyen bir Şairden bahseder.. Şeyh Galipten başlar okumaya

Bu gün yine ‘’Alo’’ dedi isim vermeden Anadolu da birinden bahsetti, düzenin bütün haşmetiyle üzerine çöktüğü bir Gazetecinin hayatından bahsediyordu (ki kendimi anlattıklarında buldum.) Haksız ceza aldığından bahseder..?!?

…’’ Yinede ışık saçıyordu gözleri’’ dedi

Şeyh Galipten bir dörtlük okudu

‘’Gözleyip durdum Şark ile Garbı

Candaki hal canana kalıcı değil

Tersine dönerde devranın çarkı

Baki Huda kula kalıcı değil.’’

…Ve hayallerini karanlıkta boğmaya çalışırlarken o, yinede ışığın aydınlığı ile yollarını buluyordu, bitmeyen bir enerji vardı. Dedi 

Yol ‘’ Gayret bizden Tevfik Allah’tan’’ yoluydu İhtirasa da umutsuzluğa da mahal yoktu 

‘’Biz işimize bakalım’’ diyordu Anadolu evladı.

Benzer cümleleri 31 mart sonrası Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır'da dile getirmişti

Ne diyordu Sayın Remzi Çayır.! '' Yolumuz Allah ve Resulünün yoludur'' cümle bu kadar yeterliydi

‘’Umutsuz vaka’’ damgası vurularak, ölmeye terk edilen çiçeği Tarkovski’nin ‘’Kurban’’ filmindeki o Bilge adam gibi, telaşsız bir şekilde suluyordu…

Ve şükürler olsun ses veriyordu ‘’Çiçek’’ avazımın çıktığı kadar bağırasım geldi..!

‘’Biz İşimize Bakalım’’ sonunda yazmaya karar verdim hem de en son aldığım hukuksuz bir cezadan yola çıkarak, Hakimin yüzüne Mevlana İdris'ten bir şiirle haykırmıştım oda yanımdaydı, Hakim cezayı okurken göz göze geldik, buğulu gözlerinde Anadolu evladını kaybedecek korkusu yaşıyordu (…) o haline çok üzülmüştüm dişlerimi sıkarak bir ‘’La havle çekip,'' Hakimin yüzüne Vakur bir duruşla, hatta salonu inletircesine haykırdım Mevlana İdris'in şu dizelerini.

Hoş çakalın yargıçlar

Cübbeleriniz hoş çakalsın

Toprağın

Yoksulların ve yeşil yaprağın

Kıyısına ulaşmayan kararlarınız

Onlar da hoş çakalsın

Gidiyoruz

Bir şey sormayın bir şey söylemeyiz

Sarı kağıtlarda şiir olmayı seçtik

Yüzümüzde yolların cesur çığlığı

Gidiyoruz

Dönüşümüzü beklemek kaldı size

Rüzgarın hu

Canların hû dediği bütün mevsimlerde

DİĞER YAZILARI